
Bizden Haberler
Bir Çocuk Neden Hayal Kurar?

Akşam yemeğinde kaşığını bırakıp anlatmaya başlar:
Büyüyünce bulutların üzerine bir ev yapacaktır. Evin merdivenleri gökkuşağından olacak, penceresinden de yıldızlar görünecektir.
Yetişkin, bunun mümkün olmadığını bilir.
Çocuk ise henüz mümkün olup olmadığını sormuyordur.
Peki, bir çocuk neden hayal kurar?
Bir sandalye başka ne olabilir?
Biz bir sandalyeye baktığımızda oturulacak bir eşya görürüz.
Bir çocuk için aynı sandalye bazen tren, bazen kale, bazen de gökyüzüne çıkan bir araç olabilir.
Sandalye hâlâ sandalyedir. Ama oyunun içinde başka bir şeye de dönüşebilir.
Hayal kurarken odası değişmez, masa yerinde durur, akşam yine aynı saatte olur. Bütün bunların arasından yalnızca yeni bir yol açılır.
Her hayalin gerçekleşmesi gerekmez.
Yetişkinler çoğu zaman hayalin sonunu merak eder.
“Bunu gerçekten yapabilir misin?”
“O iş nasıl olacak?”
Oysa bazı hayaller bir sonuca ulaşmak için kurulmaz. Bir oyun kadar kısa sürebilir, ertesi gün yerini başka bir düşünceye bırakabilir.
Bazen geride küçük bir iz kalır.
Çocuğun neye uzun uzun baktığını, hangi soruya tekrar döndüğünü ya da dünyada neyin başka türlü olmasını istediğini gösterir.
Bir hayal başka bir kapı açabilir.
Jüpiter Necib’de Necib, uzaya bir lahmacun dükkânı açmayı hayal eder.
Bu hayal, onun gökyüzüne duyduğu merakı kendi diliyle görünür kılar.
Çünkü çocukların hayalleri her zaman geleceğin planı değildir.
Bazen bugünkü meraklarının aldığı en özgür biçimdir.
Mevsimler’den Bir Not
Bir çocuk olmayacak bir şey anlattığında, onu gerçekle karşılaştırmak için acele etmeyebiliriz.
O sırada bize geleceğini değil, dünyaya nasıl baktığını gösteriyor olabilir.
