Çocuk Edebiyatı

Bir Hikâyeyi Neden Hatırlarız?

 

Gece olmuştur.

Kitabın kapağı açılır, yorgan biraz daha yukarı çekilir. Çocuk bir şey söyleyecekmiş gibi yetişkine bakar ama ilk cümle çoktan başlamıştır.

Bir süre sonra odanın yerini başka bir dünya alır.

Peki bir hikâyeden yıllar sonra geriye ne kalır?

Bazen ayrıntılar silinir

Çocukken dinlediğimiz bazı hikâyelerin kahramanlarını yıllar sonra hatırlamayabiliriz.

Olayların sırası karışır. Sonunun nasıl bittiği bile unutulur.

Ama başka şeyler kalabilir.

Hikâyeyi anlatan ses. Yan yana oturduğumuz yer. Uyku öncesindeki birkaç dakika. Belki her akşam aynı cümleyle açılan bir kitap.

Hikâye değişmez ama onu dinlediğimiz an, her seferinde biraz başkadır.

Aynı hikâyenin yanında başka ne kalır?

Zülü Zülü Geceler Ülkesinde de bir masalın kendisinden önce küçük bir gece anıyla başlar.

Züleyha uyumak istemez. Pencereden yıldızlara bakarken babası odaya girer ve ona daha önce hiç duymadığı bir şey anlatacağını söyler. Ardından masal saatinin kapıları açılır.

Sonra mavi fil Lala’nın ve renklerini kaybetmiş bir ormanın hikâyesine geçeriz.

Ama o ilk sahne geride kalmaz.

Masalın içinde ne kadar uzağa gidersek gidelim, onun bir baba ile çocuğun paylaştığı gecede başladığını biliriz.

Belki bazı hikâyeleri uzun süre yanımızda taşıyan şey de tam olarak budur.

Yalnızca ne anlattıkları değil, hangi anda ve kimin yanında dinlendikleri.

Mevsimler’den Bir Not

Bir çocuk yıllar sonra hikâyenin bütün ayrıntılarını hatırlamayabilir.

Ama belki kitabın açıldığı o akşamı, yanında oturan kişiyi ve birlikte geçirilen birkaç dakikayı hatırlar.

 

Bir yanıt yazın