Çocuk Edebiyatı

Bir Çocuğu Yalnızca Davranışından Anlayabilir Miyiz?

Bir Çocuğu Yalnızca Davranışından Anlayabilir miyiz?

Biraz önce oyuncağını yere atıp yüksek sesle ağlıyordu.

Şimdi koltuğun kenarında sessizce oturuyor. Sorulduğunda cevap vermiyor; başını çevirip başka bir yere bakıyor.

Az önceki gürültünün yerinde şimdi sessizlik var.

Peki çocuğun içinde olan da bu kadar kolay görülebilir mi?

Gördüğümüz, hikâyenin tamamı mı?

Ağlamayı üzüntüye, bağırmayı öfkeye, sessizliği sakinliğe bağlamak kolaydır.

Bazen doğru tahmin ederiz.

Bazen de aynı görünen davranışın içinde birbirinden farklı şeyler bulunabilir. Beklemek zor gelmiş, duyduğu bir söz onu kırmış ya da ne istediğini anlatamamış olabilir.

Biz çoğu zaman son anda olanı görürüz.

O ana gelene kadar yaşananlarsa görünmeden kalabilir.

Her şey hemen bir cümleye dönüşmez

“Neden böyle yaptın?” diye sorarız.

Çocuk omuzlarını kaldırır ya da “Bilmiyorum,” der.

Bazen gerçekten söyleyecek bir cevabı yoktur. Yaşadığı şeyin adı henüz onda da olmayabilir.

Ben Bir Çocuğum kitabındaki çocuk da sevinçten zıplar, ağlar, bağırır ve kimi zaman sessizce oturur. Ama bütün bu hâllerin arasında tekrar tekrar aynı yere döner:

“Nereden bileyim ki?”

Bazen neden korktuğunu, ne istediğini ya da ne hissettiğini kendisi de anlatamaz. Kitap, davranışın ardına kesin bir cevap yerleştirmek yerine çocuğun bu şaşkınlığında biraz durur.

Bir davranış bize bir şey anlatır.

Ama her şeyi tek başına anlatmaz.

Mevsimler’den Bir Not

Bir çocuğu anlamak, her davranışına hemen doğru adı vermek olmayabilir.

Bazen onun da henüz adını koyamadığı yerde biraz daha durmaktır.

Bir yanıt yazın